Perşembe, Aralık 03, 2009

twitter

Twitter'a üye olan insanların derdi nedir?
Bildiğin BBG yahu! Birileri sürekli neler yaşıyorsunuz gözetliyor.
Kim kime ne demiş, ne yapmış, nereye gitmiş? Ayyy ne salak.

Etiketler: , , ,

Salı, Aralık 01, 2009

cm

Pipisinin boyunu bilmeyen erkek yoktur sanırım.
Yani düşünsenize dünyadaki tüm erkekler, günün birinde ellerinde cetvel, pipilerinin boyunu ölçüyorlar!
Ahahahaha! Bu ne komplekstir yarebbim:)

Bir de kadınlara meraklı derler.
Hangi kadın göğüs çeperinin kaç cm olduğunu ölçmüş sorarım size!

Etiketler:

Perşembe, Kasım 12, 2009

Hotel California'da neler oluyor?

Hotel California'nın sözlerini anlamlandırabilen varsa beri gelsin!

Benim anladığım şundan ibaret, bir adam otoyolda salak salak dolaşırken, birden ışık görüyor.
o da ne bir kız buna yol gösteriyor elinde mumla. Sonra otele atıyor bunu. İşte orada insanların buna
"Otel California'ya hoşgeldin" dediklerini duyuyor.

Welcome to the Hotel California
Such a lovely place
Such a lovely face

Plenty of room at the Hotel California
Any time of year, you can find it here

Yani psikopat bir grup bu amcama hoşgeldin, aman ne güzel bir yer, ama ne güzel bir ortam, burada yılın her mevsimi oda bulabilirsin diyor.

Tamam sonra bu kız bunu bir yere götürüyor, dans ediyorlar. Kız arkadaşım dediği insanlarla sahnede dans ediyormuş. Sonra bu abi kaptana gidiyor, şarap istiyor, sonra ana salonda toplanıyorlar, çelik bıçaklarla birini öldürüyorlar.  Adam kaçmaya çalışıyor ama kaçamıyor. Sonra kaptan dönüp, kontrol edebilirsin ama kaçamazsın falan diyor. Kaptan nerden çıktı? Denizdeler mi? 

Vallahi anlamadım.
Anlamlandırabilen anlatsın.

Pazartesi, Kasım 09, 2009

Ben kısaca "S." ama sen bana uzun uzun "Som" de.

Maillerden sonra isim yerine yazılan tek harfleri anlayamıyorum. Yani mesela amcam yazmış yazmış yazmış... Sonra altına adının baş harfini koyup yollamış. O kadar yazmaya üşenmedin, adını yazarken mi üşeniyorsun? Ya yaz ya hiç yazma. Ne cibilliyetsiz insanlar var ya!

Pazar, Kasım 08, 2009

Kadınlar ve parmaklar ve yüzükler

Kadınlar ikiye ayrılır. 

Sağ parmağında önce tek taş, sonra nişan yüzüğü olan kadınlar ve bu ikisine sahip olmayan kadınlar. 
Büyüdükçe algıda seçicilik midir bilmiyorum ama sürekli parmaklara bakıyorum. 
Hele o tek taş ve nişan yüzüğünün aynı parmakta olması beni kendimden geçiriyor. Nası özeniyorum. 
Allah beni kahretsin parmaklarım o kadar kısa ve tombul ki elime bakıp hayal bile kuramıyorum. 

Etiketler: ,

Perşembe, Kasım 05, 2009

Ah Satürn Vah Satürn

Lafı fazla uzatmayacağım.
Siktiğimin Satürn'ü hani gitmişti!

Etiketler: , ,

Çarşamba, Kasım 04, 2009

Türke bişicik olmaz

Valla Ben Türküm ve bana bir şey olmaz!
Otobüslerde metrolarda peçeteyle dolaşan tiplere uyuz oluyorum.
Hastaysan tak. Hasta olmamak için öyle gezilir mi ya!
Göz zevkimi bozuyor hepsi.
Zaten artık yeni taktik geliştirdim, toplu taşıma araçlarında burnumu çekip
iki hapşurunca millet çevremde bir çember oluşturuyor.
Ohh rahat rahat gidiyorum valla.

Cuma, Ocak 16, 2009

Çık ortaya

İzlemedeyim diyen ve arada yorum yapan "adsız" kim? Çıksın ortaya hodri meydan:)

Nühahhahahah

Biliyorum aklından çıkmıyorum :)

Pazar, Ağustos 17, 2008

blheeef

Canım sıkılıyor. Kendimi oyalayacak hiçbir şey yapmıyorum. Böylece zaman daha da yavaşlıyor, daha da uzun yaşıyorum günleri. Oysa toplamda ne zaman geriye dönüp baksam çabuk geçtiğinden yakınıyorum.
Odam dağınık. O dam hep dağınık. Toplamıyorum, toplayamıyorum.
Yorgunum ve başım ağrıyor.

Çarşamba, Ağustos 06, 2008

önce-lik

Öncelik... Önce olma durumu... Hadi -lik ekini evcilikteki manasıyla alalım; oyun. Öncelikli olmak istiyorum, öncelik verdiğim insanlar için. Enazından öle davransınlar ben biraz daha normal hale gelene kadar, oyun oynasalar... Halbuki birçok şey gibi bu da ters orantılı. Bir nevi kaçan kovalanır mantığı işte... Kovalasam kaçmasa... Ben kovalasam, yorulmasam ve yormasam...

Etiketler: , , , ,

Salı, Haziran 24, 2008

hayır ya

Duyunca burnum sızladı. Çekemiyorum, hazmedemiyorum yaşadıklarını. Ben istiyorum o hayatı bana ver. Nefret ediyorum senden. Mutsuz ediyorsun beni.

Cumartesi, Haziran 07, 2008

Hayat

Hayat güzel değil, öyle olduğunu savunanlar yalan söylüyor. Ya da zannediyorlar. Ya da ben gerçekten bunalımın dibindeyim. İkinici şık tüm insanlık ve benim adıma daha iyi sanırım. Ben intihar etmeden bu bunalım geçecekse kurtuluşum olacak demektir.

Kendimden fazlasıyla sıkıldım. Bu cümleyi kendime kurmaktan daha da sıkıldım. Döngü'lerim kısır ama, çıkamıyorum. Duygum yok gibi, ağlıyorum sürekli ve tam olarak neye ağladığımı bilmeden. Yalnız hissediyorum. Yapılması gereken hiçbir şeyi yapmıyorum. Hissedilmesi gereken hiçbir şeyi hissetmiyorum. Sonra kendime kızıyorum ne demek yapılması, hissedilmesi gereken? böyle duvarlar mı var diye. Kafam çok karışık. Sürekli düşünüyorum. Hayatı, çokça da kendimi. Düşünmekten uyuyamıyorum.

Çevremdeki hemen herkesle soğuyum, annemle kavgalıyım. 14'lü yaşlardaki ergen kızların "beni anlamıyorsunuz" gibi triplerim var. Bir kere daha kendimden nefret etmemi sağlıyor bu. Bomboşum. Bir o kadar da doluyum. Başım ağrıyor. Bu yazıyı başa dönüp okumak istemiyorum, bozuk ve kötü cümleler beni obsesif yapacak biliyorum. Her şeyi sorguluyor gibiyim ama aslında hiçbir şeyi sorgulamıyorum.

Ben bunları böyle düşünürken, dünyanın umrunda bile değilim. En çok ona bozuluyorum. Ona küstüm sanırım. Görünmez gibiyim. Umursanmıyorum sanırım.

Etiketler: , ,

Perşembe, Şubat 07, 2008

Hayatın şifresi

Hayatın şifresi, Paatos sözlerinde saklı:
"if we continue to dowhat we've always donewe will continue to getwhat we've always got..."

Etiketler:

Çarşamba, Ocak 30, 2008

people changes

"People changes" lafına şahitlik ediyorum şuaralar. İnsanların bu kadar değişebildiklerini düşünmezdim; düşünürdüm farkların önceki-sonraki resimleri gibi büyük olacağını bilmezdim. Hayat öğretti. Hayat büyük öğretici; önünde eğiliyorum hayat. Saygılarımla.

Etiketler: , ,

Cumartesi, Ocak 19, 2008

ara ara

Hayatıma giren ve ben istemeden çıkan birçok şeyi özlüyorum ara ara...
Beklemeyin örnek vermeyeceğim ama.

Etiketler: ,

I am Back!

Eski bir arkadaşını görmek gibi geliyor şimdi buraya yazı yazmak. Arada bir uğruyorum işte. Daha sıklaşacak sanırım uğrayışlarım. Bir de daha az duygusal, daha çok vurdum duymaz olmak istiyorum. Güçlü olmak istiyorum. "Nihaahaha dünya benim olacak" gibi sesler çıkacak yakında içimden:)

Görüşmek Üzere.

Etiketler: , ,

Pazar, Eylül 23, 2007

ilgisiz

Erkeklerin ilgisizliklerinden nefret ediyorum. İlgisiz olduklarını düşünmeyenlerden daha bi üst boyut yani... Neden hep bana denk geldiğini de anlayamıyorum. Çekiyor muyum ne?

yazı

Siz de hep canınız sıkıldığında mı yazıya koşanlardansınız? Ben öyleyim galiba biraz.

Etiketler:

Cuma, Ağustos 24, 2007

dönüş

Yazmayalı 2.5 ay oldu. Ben gittim bu şehirden, dönerken eskisi gibi dönmedim. Eskisi gibi döndüğümü sanıp, kendimi buna inandırdım. Ama döndüğümden beri, eski ben yok. Hele de bu haftadan sonra hiç...

Etiketler: , , ,